Sporun insülin direncine olan etkileri
1921 de insülini bularak milyonlarca insanın tedavisini
sağlayan Fredrick Bantip’in doğum yıldönümü anısına her yıl 14 kasım tarihi
diyabet günü olarak anılmaktadır.
Diyabet; pankreasımızda ki langerhans adacıklarından β hücre
harabiyeti sonucu insülin hormonunun salgılanmasının azalması yada hiç
salgılanamaması neticesinde oluşan kandaki şeker seviyesinin artmasıyla
diyabet, halk dilinde şeker hastalığı olarak tanımlanmaktadır.
İnsülinin etki mekanizması ise karaciğer, kas ve yağ dokusu
olmak üzere 3 ana hedef dokuya etki eder. Kan şekerini karaciğer, kas ve beyin
başta olmak üzere tüm dokulara taşıyıcı yardımıyla ulaşmasını sağlamaktır. Doku
ve organların içine taşıyıcı + insülin olarak girdikten sonra parçalanırlar
(yıkılırlar). Taşıyıcı her zaman yıkılmaz. Taşıyıcı kısmı genelde yüzeye geri
dönerek tekrar kullanılır. Ancak işler bazen yürümeyebilir… Vücudun yüksek
insülin üretmesi neticesinde daha yoğun çalışma başlatılır ve taşıyıcılar da bu
hızdan nasibini alarak daha çok parçalanmaya maruz kalırlar. Sonuç olarak
taşıyıcı azaldığından insülinde doku ve organların içine taşınamayacaktır.
Dışarıda artan insülin seviyesi hiperinsülinemi – insülin direnci çıkmazını
oluşturur. Kandaki şeker taşıyıcı azlığı neticesinde insülin tarafından
taşınamayacağından kanda şeker miktarı yükselir bu da hiperglisemiye yol açar.
İnsülin direncine bağlı olarak bel çevresi kalınlaşması,
tansiyon artışı, ürik asit yükselmesi, kan yağ dengesinin bozulması ile sonuç
olarak diyabet, kalp damar rahatsızlıkları, metabolik sendrom, gut ve hatta son
yapılan çalışmalar neticesinde alzheimer da dahil olmak üzere bu hastalıklara
davetiye çıkarmaktadır.
Hiperinsüline neden olan gıdalar; başta şekerli gıdalar
olmak üzere çok nişastalı, beyaz undan yapılmış olan hamur işleri; pasta,börek,açma,poğaca,kek
vb. , çok yağlı kızartmalı olanlar, gereğinden fazla tüketmek enerji ihtiyaç
dengesinin sağlanamaması sürekli hazır ve paketlenmiş ürünleri tüketmek. Bu
yapılan hataları ise alışkanlık haline getirmek tip2dm yol açacaktır.
Hareketsizlik, sedanter yaşam biçimi ve beslenme bozukluğu,
uyku problemleri bu direnci arttırmaktadır.
Obezite ve azalan fiziksel aktivitenin insülin direncine yol açtığı
bildirilmiştir. Hareketsizlik ise en kötü bağımlılıktan daha tehlikelidir.
Hareketin arttırılması taşıyıcıların yıkılmasını azaltacağından insülin
direncini kıracaktır.
6. ulusal sağlıklı yaşam sempozyumunda sunulan, son yapılan
araştırmaya göre;
15-19 yaş arası
bireyler en hareketsiz grubu oluşturmakta ve ülkemizde sadece fiziksel aktivite
artsa kronik hastalıklardan ölümlerde:
KVH’ da %9,3
Kolon kanserinde %11.5
Göğüs kanserinde %15
Tip 2 diyabette %16.6 bir azalma görüleceği yönündedir.
Vücudumuzun yaratılışı üzerine inceleyecek olursak eğer tüm
kas ve kemik yapımız bize hareketsizliği değil aksine hareketin egzersizin
üzerine inşaa olduğumuzu göserir. Unutmayın egzersiz vücudumuz için bir
gereklilik bir sağlık bütünü bir ilaçtır.
Yorumlar
Yorum Gönder